Ana içeriğe atla

Alexander McQueen Fall 2010

Alexander McQueen aramızdan ayrıldı fakat tasarımları hala çok konuşuluyo.Nerde bi kuru kafa görsem aklıma hemen o geliyo.İşte bunlarda 2010 Sonbahar koleksiyonun bi bölümü.İhtişamlı ayakkabılar taşlarla bezenmiş.Topuklarda barok dönemlere ait çizgiler mevcut.Melek kanatlarını da göz ardı etmemek lazım.Bütün bu tasarımlara hayran kalmamak elde değil. 

Kaynak:nitrolicious


Yorumlar

  1. şimdi ölünce daha bi kıymetlendi tabi.. daha ne tasarımlar çıkar bekleyip gözücez :) artık onun mu olur olmaz mı tartışılır tabi... arkada kaymak yemek isteyen çok olur..

    YanıtlaSil
  2. fluffycim öle valla zaten böle olmaz mı hep insan ölünce kıymeti bilinir.Tebi canım bu camia çok pismiş bakalım neler olucak:)

    YanıtlaSil
  3. ayakkabıların güzelliğine bak. içimdeki ayakkabı aşkı kabardıkça kabarıyor

    YanıtlaSil
  4. fashionist ah ah o kabarma duygusu bende de var ömrüm boyunca bi geçmek bilmedi bilmiycekte heralde:)

    YanıtlaSil
  5. ya ama bunlar çok güzel! cidden.. of.. bugüne acayip bir güzellikle başladım sayende :))

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İSTANBUL

Ani bir kararla İstanbula gitmeye karar verdim.Biletimi aldım hazırlıklara akşam başlamayı düşünüyorum.Yarın öğlen İstanbulda olucam Pazartesiye kadar yokum.Nerde değişik şeyler bulabilirim beni bilgilendirirseniz sevinirim.İstanbul dönüşü postlarımla burda olucam şimdilik hoşçakalın...

Unutulan Bileklik Yapımı

Daha önce yaptığım bileklikleri paylaşmıştım.Ama bu V modeli bir türlü hatırlayamadım ta ki şimdi görene kadar:) Nasıl yapmışlar hadi bakalım:)


Her renkten 2 tane ip kullanıyoruz.Önce renkleri ikiye ayırıyoruz sonra başlıyoruz düğüm atmaya.Elin duruşuna dikkat.



Bakın ilk sıra bitmiş bile.Aynı şekilde başa gelen renkle devam ediyoruz.Hazır öğrenmişken akşam kendime bir tane yapıyım bakalım nasıl olacak görelim:)




Görsel:honestlywtf

Zeto Wedding

Uzun bir aradan sonra herkese 'Merhaba' O kadar çok şey birikti ki nerden başlasam bilemiyorum. Ama en önce düğünden başlamalıyım sanırım. En çok görmek istediğim yerlerden biriydi Paris benim için. Hem gördüm, hem de unutulmaz anlar yaşadım. Evlenmek için biz Ankara, İstanbul yada İzmir arasında kalmadık hiç. İstediğimiz şey ailemizle birlikte olup, yurtdışında evlenmekti, telaşsız, stressiz ve bunu çokta güzel başardık. Saçımı, makyajımı herşeyimi o gün kendim yaptım o kısımlarla ilgili bir post ise daha sonra gelicek. Konsoloslukta 18 Temmuz günü birbirimize sonsuza kadar 'Evet' dedik. Hayatınızda sizi mutlu edecek ne varsa onu yapın, kim ne der diye asla düşünmeyin inanın hep güzel şeyler sizi bulacaktır, bir dost tavsiyesi ;)